Canlı Yayın Play Button
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Siirt 7°C
Yağışlı

Şeyh MUHAMMED KAZIM Hazretleri-1

Şeyh MUHAMMED KAZIM Hazretleri-1
REKLAM ALANI
24.05.2018
73
A+
A-

PERDE ARKASI
Şeyh MUHAMMED KAZIM Hazretleri—1
Merhum Şeyh Muhammed Kazım Hazretlerini anlatacak bir yazı dizsini kaleme almayı onlarca yıldır düşündüğüm halde bir türlü yazmaya cesaret edemiyor, böylesine derin bir kişiliği anlatmaya yüreğim yetmiyor, o zatla yaşadığım anıların, inanılmaz hadiselerin ağırlığı cesaretimi engelliyordu.
Korkuyordum.
Yanlış bir algı oluşturmaktan, bidatta bulunmaktan çekiniyordum.
Yazacağım olayların örgüsüne bir helal gelmesini istemiyordum.
Altı gün sürecek Şeyh Muhammed Kazım Hazretleri yazı dizisini kaleme almayı düşündüğümde bu zatla yaşadığım bazı hadiselerin artık yazılma zamanı geldiğine karar verdim.
Her saniyesinde ölüm olan yaşamın gerçeği ve zamanın benim için daraldığını gördüğüm anda satırlar yağmur misali küçük damlalar halinde akmaya başladı.
Kendisyle süregelen altı yıllık dostluğum, arkadaşlığım, müritliğim o denli dolu dolu geçti ki onu anlatacak bir makaleyi kaleme aldığım şu anda dahi yoğun duygusal patlamalar tüm benliğimi ateşten bir gömlek gibi sarıyor.
Ömrüm elverirse Şeyh Muhammed Kazım ile tanışmamla başlayan süreçten onun vefatına kadar süren tüm olayları, yaşadığım anıları anlatan bir kitabı kaleme almak tek muradımdır.
Zihin ve gönül dünyamı derinden etkileyen bir insandı merhum Şeyh Muhammed Kazım Hazretleri.
ALLAH DOSTU, Veli bir insan olan Şeyh Muhammed Kazım Hazretleriyle tanışmam çok ilginçtir.
1986 -1987’lı yıllardı. Batman Siirte bağlı bir ilçeydi. O yıllarda Batmanda bir dersahane açmıştım. İlçe olarak Siirt’e bağlı olduğumuz için tüm bürokratik işlemleri Siirtte yapmak zorundaydık.
Özal’lı yıllardı. Milli Eğitim Müdürlüğünün üst düzey yöneticileri Batmandaki dersahaneme ve şahsıma karşı nedenini sonra öğreneceğim olumsuz tavır içindeydiler. Akla hayale gelmeyen engellemeler beni canımdan bezdirmeye başlamıştı. O yıllarda Siirtli bir dostum bana –Şeyh Muhammed Kazım hazretlerine git Milli Eğtimin tüm üst düzey bürokratları onun müridi o senin bu sorununu hemen halleder demişti. Din konusuyla uğraşanların bürokrasiye ve siyasete karışmasına o denli tepkiliydim ki –Dersahanem kapatılsa dahi ben bu zata gitmem –demiştim.
Aradan koca 4 yıl geçti. Binbir sorunu aşarak ama yinede inatla ayakta kalmak adına dersahanemi daha küçük bir binaya taşımış, kendi yağımla kavrulacak düzeyde eğitim yoluyla Batmandaki hayatımı idame ettirmeye çalışıyordum.
Bu arada Batman il olmuş Erzurumdan gelen bir Milli Eğitim müdürüde her nedense benim eğitimcilik hayatımı zora sokacak bir önyargıyla işime çomak sokmaya çalışıyordu. Sebebte çok basitti. Demokrat bir adam olmam ve o günkü mevcut iktidrara yalakalık yapmayı red etmemdi.
Hiç unutmadığım zaman olan 1990 yılı, Nisan ayının son haftası ve günlerden Cumartesi idi. Dersanemde oturmuş kara kara düşünüyordum. Havada kararmaya başlamıştı. Dersanemin kapısı açıldı. Siirt Milli Eğitiminin iki üst düzey ve Batman Milli Eğitim Müdürlüğündeki bir üst düzey bürokrat ki bir dönem bana karşı önyargılı davaranan kişiler olan zatlar içeriye girdiler. Şaşırmıştım. Gelen misafirler biraz mahcup biraz tedirgindiler. Bana yaptıkları bürokratik haksızlığın bilincindeydiler. Kendilerine soğuk davranacağımı düşünüyorlardı sanırım. Işığını açık gördük ziyaretine geldik dediler. Doğrusu ben bu ziyarete bir anlam verememiştim ama aldığım terbiye ve genlerimize işleyen misafirpervelikle kendilerini ağırladım. Sanırım bir saaten fazla oturdular. Kalktıklarında içlerinden biri –Şeyh Muhammed Kazım Hazretleri Batmana geldi. Akşam sohbet toplantısı var, gelmek istersen buyur gel dedi.
İçimden niye gideyim ki bir sürü yalaka, iş takipçisi ordadır diye düşündüm. Çünkü 1986 yılından beri Şeyh Muhammed Kazım Hazretlerine Özal dahi birçok liderin Bakanın ziyaretine geldiğini ve devletin ona çok itibar ettiğini duyuyordum.
Birçok insanında o zatı sevdiğinden veya onun veliliğine inandıklarından değil sadece çıkar karşılığında ve sırtını güce dayandırmak istediğinden yanında görüntü verdiğine inanıyordum.
Çünkü Güney ve Doğu Anadoludaki insanın zihin ve ruh dünyasında güce dayanmak, sırtını güçlüye verme duygusu çok gelişmişti.
Dersahanemi kapatıp evimin yolunu tuttuğumda değişik, tanımlanamaz bir psikolojinin bedenimi aşırı zorladığını farkettim.
Adeta ileri doğru bir adım attığımda sanki iki adım geriye düşüyordum.
Fiziksel bir hastalık geçirdiğim duygusuna kapıldım. İnanılmaz bir zorlukla eve geldiğimde terden sırılsıklam durumdaydım.
İç dünyamda tanımlanamaz bir huzursuzluk vardı.
Akşam yemeğini bile yiyecek durumda değildim.
Bir ses sanki beni çağırıyor gibi yerimde duramıyor, duvarlar sanki üstüme üstüme geliyordu.
Ne kadar bir zaman geçti bilmiyorum ama saate baktığımda kadran gecenin 9’unu gösteriyordu.
Vaktin çok geç olduğunu farketmeyecek kadar İstem dışı ve irademi kitleyen bir duyguyla kalktım giyindim. O zatın olduğu yere gitmek için evden çıktım….

Devam edecek…….

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.