?>

Neden Hep Şikâyet Ederiz?

Şikâyet Etmek Kolay, Şükretmek Erdemdir

YAŞAM - 13 saat önce

Her yeni güne sayısız nimetle uyanıyoruz. Nefes alıyor, görüyor, yürüyor, sevdiklerimizle bir arada olabiliyoruz. Fakat çoğu zaman bunları fark etmek yerine eksik olanı konuşuyor, sahip olduklarımızı değil sahip olamadıklarımızı düşünüyoruz. Yaz gelince sıcaktan, kış gelince soğuktan; işimiz olduğunda yorgunluktan, olmadığında imkânsızlıktan yakınabiliyoruz. Böylece şikâyet, farkında olmadan dilimizin alışkanlığı hâline geliyor. Oysa mümine yakışan; her hâlde Rabbine güvenmek, nimeti görmek ve şükürle yaşamaktır.

 

Şikâyet, kalbin şükrü unuttuğu anda başlayan bir iç körlüktür; şükür ise aynı hayatın içinde her şeyi yerli yerine koyan bir basirettir. Asıl mesele şartların değişmesi değil, bakışın değişmesidir. Çünkü aynı hayat, birine dert kapısı olurken diğerine nimet kapısı olabilmektedir.

Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“Eğer şükrederseniz, elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, bilin ki azabım çok şiddetlidir.”(İbrahim, 14/7)

Şikâyet Eden Değil, Şükreden Mümin

İnsan, sahip olduklarından çok sahip olamadıklarına odaklanmaya meyillidir. Bu yüzden çoğu zaman nimetleri görmek yerine eksiklikleri konuşur. Dilimizde şikâyet çoğaldıkça, gönlümüzde huzur azalır. Oysa müminin dili şikâyet değil, şükür dili olmalıdır.

Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Müminin işi ne hoştur! Çünkü onun her işi hayırdır. Bu durum sadece mümine hastır. Sevinecek bir nimetle karşılaşırsa şükreder, bu onun için hayır olur. Bir sıkıntıya uğrarsa sabreder, bu da onun için hayır olur.”(Müslim, Zühd, 64)

Günlük Hayatta Şikâyetin İzleri

Bugün şikâyet, farkında olmadan dilimize yerleşmiş bir alışkanlığa dönüşmüştür. Bazen küçük bir zorluk, büyük bir nankörlüğe kapı aralayabilmektedir. Oysa mesele olayların büyüklüğü değil, kalbin onlara verdiği tepkidir.

İşimiz olduğunda yorgunluktan, olmadığında imkânsızlıktan yakınırız. Evimiz dar geldiğinde huzursuz oluruz; oysa nice insan bir çatıya hasrettir. Sağlık elimizdeyken fark etmeyiz, kaybolmaya yüz tuttuğunda ise kıymetini anlarız.

Yaz gelir sıcaktan şikâyet ederiz, kış gelir soğuktan… Yağmur yağsa söyleniriz, yağmasa kuraklıktan yakınırız. İşimiz olsa yorgunluktan, işimiz olmasa geçim sıkıntısından dert yanarız. Oysa mevsimleri de, rızkı da, nimetleri de yaratan Allah’tır. Mümine düşen; her hâlükârda Rabbine güvenmek, O’nun takdirine razı olmak ve her nimete şükürle karşılık vermektir.

Şikâyet, çoğu zaman nimeti gölgeleyen bir perdedir. Şükür ise o perdeyi kaldıran bir anahtardır. Unutmayalım ki; şükür nimeti artırır, şikâyet ise huzuru azaltır.

 Gerçek Zenginlik

Rivayet edilir ki bir gün bir adam, sürekli fakirliğinden ve sıkıntılarından şikâyet ederek hikmet sahibi bir zatın yanına gelir.

O zat adama:

“Bir gözünü bana verir misin? Karşılığında sana bir sandık dolusu altın vereyim.”

Adam şaşkınlıkla:

“Asla!” der.

“Peki bir elini veya bir ayağını verir misin?”

Adam yine aynı kararlılıkla:

“Hayır, onları hiçbir şeye değişmem.”

Bunun üzerine hikmet sahibi zat tebessüm ederek şöyle der:

“Demek ki sen, farkında olmadan altınlarla ölçülemeyecek kadar büyük nimetlere sahipsin. O hâlde neden kendini fakir sayıyor ve şikâyet ediyorsun?”

İnsan, çoğu zaman elindekilerin kıymetini ancak onları kaybetme ihtimaliyle karşılaşınca anlar.

Şükür Huzurun Anahtarıdır

Bugün dünyanın farklı yerlerinde insanlar en temel ihtiyaçlara muhtaç bir hayat sürerken, bizler çoğu zaman küçük sebeplerle huzurumuzu kaybedebiliyoruz. Bu da bize şikâyetin değil, şükrün ne kadar gerekli olduğunu hatırlatıyor.

Mümin, nimetleri saymayı bilen insandır. Çünkü bilir ki her nefes, her sabah, her lokma ve sevdikleriyle geçirdiği her an Allah’ın kendisine verdiği eşsiz bir nimettir.

Geliniz, şikâyeti azaltıp şükrü çoğaltalım. Çünkü şükreden insan sadece nimeti değil, huzuru da artırır.

Rabbimiz şöyle buyuruyor:

“Allah’ın size verdiği nimetleri saymaya kalksanız onları sayamazsınız.”(Nahl, 16/18)

Dua

Allah’ım!

Bize verdiğin sayısız nimetleri görebilen, onların kıymetini bilen kullarından eyle.

Dilimizi gereksiz şikâyetten, kalbimizi nankörlükten muhafaza eyle.

Bize her hâlimizde sabretmeyi, nimetlerine şükretmeyi ve rızana uygun yaşamayı nasip eyle.

Mazlumlara yardım eyle, hastalara şifa, dertlilere ferahlık, borçlulara kolaylık ihsan eyle.

Kalplerimizi kanaatle, gönüllerimizi huzurla doldur. Âmin.

Rabbimize emanet olun. Haftaya yeniden buluşmak duasıyla…

 

Haftanın Öne Çıkanları

Op. Dr. Ekrem Bilek CHP'den İstifa Etti

2026-07-30 11:50 - POLİTİKA

Meydan inşaatı durdu, neyi bekliyor?

2026-08-05 12:26 - GÜNDEM

Bir Muhabirin Hatıra Defteri

2026-08-05 12:19 - YAŞAM

Havuz Hizmete Hazırlanıyor

2026-07-31 12:03 - SPOR

Botan Vadisi İçin Ağaçlandırma Çağrısı

2026-07-30 12:08 - YAŞAM

Belediye Başkanlarının Yakın Korumaları Geri Çekildi

2026-08-05 12:25 - GÜNDEM

Silahlı Kavganın Ardından Barış Sağlandı

2026-08-05 12:35 - YAŞAM

400 Yataklı Hastanede Sona Doğru

2026-08-01 11:18 - SAĞLIK

5 Köyün Grup Yolu Yenilendi

2026-08-04 12:59 - GÜNDEM

Siirtli Barış 8. Kez Türkiye ve dünya şampiyonluğu peşinde

2026-08-01 11:24 - SPOR

İlgili Haberler

Denetimler Sürüyor

13:13 - YAŞAM

Ailelere Yerinde İnceleme

13:13 - YAŞAM

GGC'den İrfan Tekin'e Ziyaret

13:12 - YAŞAM

Yıldızların Altında Sinema Keyfi

13:05 - YAŞAM

Sıcaktan kaçan Tillo ve Millet Bahçesine sığındı

13:01 - YAŞAM

Günün Manşetleri

Riskli Kalp Hastasına Umut Oldular

13:04 - SAĞLIK

Sıcaktan kaçan Tillo ve Millet Bahçesine sığındı

13:01 - YAŞAM

 “Açık Kalp Ameliyatı” müjdesi bölgenin gündemine oturdu

12:57 - SAĞLIK

4 Şeridi Aynı Anda İzliyor

12:56 - ASAYİŞ

Ücretli Öğretmen Başvuruları Başlıyor

12:54 - EĞİTİM