Değerli okuyucularımız,
Bir şehrin hafızası; eski sokaklarında, camilerinde, çeşmelerinde ve büyüklerimizin dilinden aktarılan hatıralarda yaşar. Siirt’in kültürel mirasını hatırlamak, geçmişimizi koruyarak geleceğe taşımaktır.
Bu hafta eski Siirt’in camilerini ve gönlümde özel bir yeri olan Medine-i Münevvere ziyaretlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
CAMİLER: ŞEHRİN MANEVİ MİHVERİ
Camilerimiz yalnızca ibadet edilen yerler değil, mahallelerin etrafında şekillendiği ve gönüllerin huzur bulduğu mübarek mekânlardır. Minarelerden yükselen ezanlar, şehrimizin manevi kimliğini yaşatır.
Geçmişte bir caminin minaresinin yapımına imkânım ölçüsünde katkıda bulunmuştum. İsmini belirtmek istemiyorum; ancak bugün o minareden ezanların yükseldiğini düşünmek bana büyük mutluluk veriyor.
Rabbim camilerimizin yapımına ve yaşatılmasına katkıda bulunan herkesten razı olsun.
ESKİ SİİRT’İN CAMİ İSİMLERİ
Büyüklerimizden dinlediğimiz ve Siirt’in hafızasında yer eden bazı eski cami isimleri şunlardır:
* Cemehlıkbir: Büyük Cami
* Cemeh İs Sok: Çarşı Camii
* Şeyh Ebul Vefa
* Şeyh Muse
* Şeyh İl Carrah Camii
* Ğıvor İl Ağvar: Cumhuriyet Camii
* Cemeh İl Melih Camii
* Cemeh İl Fığır Camii
* İveyndirre Camii
* Şeyğ İt Tayyar
* Şeyğ İt Tırki
Bu isimler, geçmiş Siirt’in sosyal ve dinî hayatından izler taşır. Onları hatırlamak, şehrimizin mahalle kültürünü ve toplumsal hafızasını yaşatmaktır.
MEDİNE-İ MÜNEVVERE’YE DUYULAN ÖZLEM
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i (s.a.v.) ziyaret etmek, her Müslümanın gönlünde taşıdığı büyük bir özlemdir.
Şükürler olsun ki hac ve umre ziyaretlerim vesilesiyle Peygamber Efendimiz’in kabr-i şerifini 17 kez ziyaret etme imkânı buldum. Her ziyaretimde büyük bir huzur yaşadım.
Daha çok gitmek isterdim; ancak sağlık sorunlarım nedeniyle şu anda zorlanıyorum. Genç kardeşlerime tavsiyem, imkânları varsa hac ve umre ziyaretlerini genç yaşlarda yapmaya gayret etmeleridir.
Rabbim imkânı olan herkese bu mübarek beldeleri ziyaret etmeyi, bizlere de yeniden kavuşmayı nasip eylesin.
MESCİD-İ NEBEVÎ VE CENNETÜ’L-BAKÎ
Mescid-i Nebevî’de Peygamber Efendimiz’in kabr-i şerifini ziyaret etmek, insanın gönlünde derin duygular uyandırır. Hemen yanında Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer (r.a.) medfundur.
“Esselâmü aleyke yâ Resûlallah” diyerek selam vermek, Peygamber Efendimiz’e duyulan sevginin en samimi ifadelerindendir.
Mescid-i Nebevî’nin yakınındaki Cennetü’l-Bakî Mezarlığı’nda ise Peygamber Efendimiz’in hanımları, aile fertleri ve çok sayıda sahabe medfundur. Bu mübarek mekân, insana dünya hayatının geçiciliğini ve ahiret hazırlığının önemini hatırlatır.
Rabbim sağlık ve afiyet içerisinde yeniden o mübarek beldelere gitmeyi nasip eylesin.
SİİRT’İN HAFIZASINI YAŞATMAK
Bir şehri şehir yapan yalnızca binaları ve yolları değildir. Şehrin asıl kimliği; sokaklarında, mahallelerinde, camilerinde, çeşmelerinde ve hatıralarında saklıdır.
Bizler de Foto Nizam’ın Kaleminden sizlerle bu hatıraları paylaşarak Siirt’in kültürel hafızasını canlı tutmaya devam edeceğiz.
Geçmiş Siirt’in camilerinde ibadet eden, sokaklarında yürüyen ve çarşılarında alın teri döken bütün büyüklerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Rabbim memleketimizin değerlerini korumayı ve bizleri yeniden o mübarek beldelere kavuşturmayı nasip eylesin.
Haftaya başka bir konuda yeniden buluşmak dileğiyle…










Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir