YAŞAM

EN BÜYÜK MİRAS, İYİ YETİŞMİŞ NESİLLERDİR

  Değerli okuyucularımız, yeni bir eğitim ve öğretim yılının eşiğindeyiz. Pazartesi günü okullarımız yeniden çocuklarımızın sesiyle, heyecanıyla ve umutlarıyla dolacak. Kimi ilk kez okul sırasına oturacak, kimi arkadaşlarına kavuşacak, kimi de yeni sorumlulukların heyecanını yaşayacak.

EN BÜYÜK MİRAS, İYİ YETİŞMİŞ NESİLLERDİR
10-09-2026 11:19
10-09-2026 11:20
SİİRT

Değerli okuyucularımız, yeni bir eğitim ve öğretim yılının eşiğindeyiz. Pazartesi günü okullarımız yeniden çocuklarımızın sesiyle, heyecanıyla ve umutlarıyla dolacak. Kimi ilk kez okul sırasına oturacak, kimi arkadaşlarına kavuşacak, kimi de yeni sorumlulukların heyecanını yaşayacak.

Her yeni eğitim yılı, geleceğe açılan yeni bir kapıdır. O kapıdan içeri giren her çocuk; ailesinin umudu, öğretmeninin sorumluluğu ve ülkemizin yarınlarına bırakılmış kıymetli bir emanettir.

Bu yüzden eğitim yalnızca ders, sınav ve nottan ibaret değildir. Eğitim; bilgiyle birlikte güzel ahlakı, sevgiyi, saygıyı ve sorumluluğu kazandırma yolculuğudur. Çocuğa sadece “Ne biliyorsun?” sorusunu değil, “Nasıl bir insan olacaksın?” sorusunu da sordurabilmektir.

Bu yolculuğun en önemli rehberleri ise öğretmenlerimizdir. Bir öğretmenin söylediği güzel bir söz, gösterdiği anlayış veya verdiği küçük bir destek, bir çocuğun hayatında unutulmaz izler bırakabilir.

 

ÇOCUKLARIMIZI  OKULA VE HAYATA HAZIRLAYALIM

Çocuklarımızın eğitimi okulda başlayıp okulda bitmiyor. Aile, öğretmen ve toplum el ele verdiğinde daha güzel nesiller yetiştirebiliriz.

Anne ve babalar olarak çocuklarımızın derslerini ve okul hayatını takip edelim; fakat bunu yalnızca not sormakla sınırlamayalım. “Bugün okulda nasıldı?”, “Seni üzen bir şey oldu mu?”, “Arkadaşlarınla aran nasıl?” diye soralım.

 

Bazen çocuklarımızın anlatacak çok şeyi vardır; sadece onları dinleyecek birini beklerler. Onları yargılamadan, sözlerini kesmeden dinleyelim. Çünkü dinlendiğini hisseden çocuk, kendisini değerli görür.

 

Telefon, internet ve sosyal medya kullanımında da dikkatli olalım. Çocuklarımızı tamamen kendi hâline bırakmayalım; ancak baskıyla da uzaklaştırmayalım. Yasaklardan önce bilinç kazandıralım. Unutmayalım ki çocuklarımız dijital dünyada da bir eğitim sürecinden geçiyor.

 

KUR’AN KURSLARI VE 4-6 YAŞ EĞİTİMİ

Yeni eğitim dönemiyle birlikte Diyanet İşleri Başkanlığımıza bağlı Kur’an kurslarımız ve 4-6 yaş grubu Kur’an kurslarımızda da eğitimler başlayacak.

 

Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren Kur’an-ı Kerim’i tanımaları, temel dini bilgileri ve güzel ahlakı öğrenmeleri önemlidir. Ancak bu eğitim sevgiyle, sabırla ve yaşlarına uygun şekilde verilmelidir.

 

Çocuklar dini değerleri önce davranışlarımızda görür. Evde güzel söz duyan, merhamete ve paylaşmaya şahit olan çocuk, öğrendiği değerleri daha kolay benimser.

Yüce Rabbimiz de şöyle buyurmaktadır:

Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”

(Tahrîm, 6)

 

Peygamber Efendimiz ise,  (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Sizin en hayırlınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğreteninizdir.”

(Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân, 21)

 

Öyleyse çocuklarımızın hem dünyevi hem de manevi eğitimlerine önem verelim. Güzel ahlakın yalnızca okulda veya kursta değil, evimizde de yaşanmasını sağlayalım.

 

BİR ÖĞRETMENİN BIRAKTIĞI İZ

Anlatılır ki yıllar sonra yaşlı bir adam, kendisine ders veren öğretmenini ziyarete gider. Öğretmeni onu ilk anda hatırlayamaz.

 

Yaşlı adam, “Hocam, siz beni belki hatırlamıyorsunuz ama ben sizi hiç unutmadım.” der.

Çocukken bir arkadaşının eşyasını izinsiz aldığını, öğretmeninin ise kimseyi utandırmadan eşyayı bulduğunu anlatır. “O gün bana yalnızca bir ders vermediniz; insan onurunun değerini öğrettiniz.” diye ekler.

İşte gerçek eğitim budur. Öğretmen bazen bir konuyu değil, bir hayat dersini öğretir. Bir çocuğun yanlışını düzeltirken onurunu korur, fark edilmeyen yeteneğini görür ve ona kendine inanma cesareti verir.

 

Bir öğretmenin öğrencisinin kalbine bıraktığı güzel iz, yıllar geçse de silinmez.

 

ÇOCUKLARIMIZ BİZE EMANET

Çocuklarımızın geleceği yalnızca sınav başarılarıyla ölçülmez. Elbette başarılı olmalarını ve hayallerine ulaşmalarını isteriz. Fakat en büyük temennimiz; iyi insan, güzel ahlaklı ve ailesine, milletine ve insanlığa faydalı bireyler olarak yetişmeleridir.

 

Bu nedenle çocuklarımızı yakından takip edelim:

 

Okulunu takip edelim.

Öğretmeniyle iletişim hâlinde olalım.

Arkadaş çevresini tanıyalım.

Telefon ve internet kullanımını kontrol edelim.

Dersleri kadar davranışlarını da önemseyelim.

Ve en önemlisi, çocuklarımızı dinleyelim.

 

Çünkü bazen bir çocuğun ihtiyacı yeni bir eşya değil; onu dinleyen, anlayan ve yanında olduğunu hissettiren bir anne-babadır. Zamanında söylenmiş “Sana güveniyorum.” cümlesi, içten bir sarılma veya sabırla dinlenen bir hikâye, bir çocuğun hayatında büyük bir iz bırakabilir.

 

Dua…

Allah’ım! Çocuklarımızı her türlü kötülükten muhafaza eyle. Onlara ilim, irfan, güzel ahlak ve hayırlı arkadaşlar nasip eyle. Öğretmenlerimizin emeklerini bereketlendir. Anne ve babalara evlatlarını doğru yetiştirebilme şuuru ver. Evlatlarımızı ailesine, vatanına, milletine ve insanlığa faydalı kullarından eyle. Âmin.

 

Yeni eğitim ve öğretim yılının hayırlı, başarılı ve bereketli olması dileğiyle…

 

Haftaya başka bir konuda buluşmak temennisiyle, sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER