Değerli okuyucularımız,
Bir şehri tanımak, yalnızca caddelerini ve binalarını bilmekle olmaz. O şehrin taşına sinen hatıraları, sokaklarında yankılanan çocuk seslerini, kapı önlerinde edilen sohbetleri ve büyüklerin dilinde yaşayan eski isimleri de bilmek gerekir.
Bugün sizleri, zamanın izlerini hâlâ taşıyan eski Siirt mahallelerine götürmek istiyorum. Belki bu satırları okurken kimileriniz çocukluğunun geçtiği sokağı, kimileriniz yıllar önce kaybettiği bir komşusunu, kimileriniz de büyüklerinden dinlediği eski bir mahalle adını hatırlayacak.
Bugün şehir çok büyüdü. Ancak bir zamanlar Siirt daha küçük, mahalleler daha sakin, insanlar birbirine daha yakındı. Mahalle denildiğinde yalnızca evlerin bulunduğu bir yer değil; komşuluğun, akrabalığın, esnaflığın ve dayanışmanın yaşandığı bir hayat akla gelirdi.
BÜYÜKLERİMİZİN DİLİNDE ESKİ MAHALLELER
Bugün kullandığımız birçok mahalle adının, geçmişte farklı isimlerle anıldığını büyüklerimizden dinledik. Tarihî kayıtlarda da eski Siirt mahallelerinin farklı dönemlerdeki isimlerine rastlamak mümkün.
Büyüklerimizin dilinde yaşayan bazı eski mahalle isimleri şöyle:
* Ğolaniye – Doğan Mahallesi
* Imhellit İs Sok – Batı Mahallesi
* Imhallit Babudarp – Algül Mahallesi
* Imhallit Şeyh Halef – Ülkü Mahallesi
* Imhallit Ir Ras – Ulus Mahallesi
* Imhellit İn Nazif – Sakarya Mahallesi
* Imhallit Sok Işşeil – İnönü Mahallesi
* Suveyka – Çal Mahallesi
* Bir’uz Zukak – Conkbayır Mahallesi
Bu isimlerin bazıları bugün resmî kayıtlarda kullanılmıyor. Ancak yaşlılarımızın sohbetlerinde hâlâ yaşamaya devam ediyor. Hatta kimi zaman eski isimler, bugünkü mahalle adlarından daha tanıdık geliyor.
Çünkü bazı isimler yalnızca bir yeri tarif etmez; bir evin kapısını, bir çeşmenin başını, bir dükkânın önünü ve o mahallede yaşanmış nice hatırayı da beraberinde taşır.
ESKİ SİİRT’İN SOKAKLARINDA BİR HAYAT VARDI
Eski Siirt’i hatırlarken yalnızca mahalle isimlerini değil, o mahallelerde yaşanan hayatı da hatırlamak gerekir.
Cas evleri, dar ve kıvrımlı sokaklar, mahalle çeşmeleri, küçük dükkânlar, kapı önlerinde yapılan sohbetler…
Bir evin kapısı çalındığında yalnızca o evin sakinleri değil, bazen bütün mahalle bundan haberdar olurdu. Bir komşunun tenceresi kaynamıyorsa başka bir evden yemek gönderilir, bir evde düğün varsa bütün mahalle sevinir, bir cenaze varsa herkes acıyı paylaşırdı.
Çocuklar aynı sokaklarda birlikte büyür; komşular birbirlerinin düğününde, cenazesinde ve zor gününde yanında bulunurdu. Mahallede herkes birbirini tanır, büyüklerin sözü dinlenir, küçüklerin başı okşanırdı.
Mahalleler küçüktü ama gönüller büyüktü.
ALLAH VE PEYGAMBER SEVGİSİ
Eski Siirt mahallelerinde hayatın merkezinde Allah sevgisi ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e duyulan derin muhabbet vardı. Büyüklerimiz çocuklarını güzel ahlâk, helâl kazanç, komşuluk hakkı ve merhamet anlayışıyla yetiştirirdi.
Evlerde dualar okunur, ezan sesiyle gönüller huzur bulur, Peygamber sevgisi sözlerle ve güzel davranışlarla yaşatılırdı. Büyüklerimiz, sevgiyi yalnızca anlatmaz; sabırlarıyla, yardımlarıyla, misafirperverlikleriyle ve komşularına gösterdikleri vefayla yaşarlardı.
Bu sevgi, mahalle halkını birbirine bağlayan en güçlü değerlerden biriydi. Çünkü aynı inanç etrafında birleşen insanlar, yalnızca aynı sokakta değil, aynı gönül ikliminde yaşardı.
BİR MAHALLE, BİR ŞEHİR HAFIZASIDIR
1526 yılına ait kayıtlarda Siirt’in yalnızca dört mahalleden oluşan küçük bir şehir olarak geçtiği görülüyor. Sonraki dönemlerde nüfus arttıkça ve şehir geliştikçe mahallelerin sayıları ve isimleri de değişti.
Bugün bir mahalle tabelasına baktığımızda yalnızca bir isim görüyoruz. Oysa o ismin ardında yüzlerce yıllık bir geçmiş, nice ailelerin hayatı, çocukluk hatıraları ve komşuluk hikâyeleri bulunuyor.
Şehirler de insanlar gibi zamanla değişiyor.
Eski evlerin birçoğu yerini yeni yapılara, eski sokaklar yeni caddelere bıraktı. Fakat geçmişten kalan isimler ve hatıralar unutulmadığı sürece, bir şehrin ruhu yaşamaya devam eder.
Bizlere düşen görev, büyüklerimizin anlattığı bu eski mahalleleri, sokakları ve isimleri yeni nesillere aktarmaktır. Çünkü bir şehrin hafızası yazılı belgelerde olduğu kadar, insanların dilinde ve gönlünde de yaşar.
Çünkü geçmişini bilen insan, yaşadığı şehrin değerini daha iyi bilir.
Eski Siirt’in mahalle isimleri bugün belki tabelalarda yazmıyor. Ancak o isimler, büyüklerimizin hafızasında ve şehrimizin geçmişinde yaşamaya devam ediyor. Her biri, kaybolmaya yüz tutmuş bir hatıranın kapısını aralıyor.
Belki bugün o sokaklarda eski evler yok, çeşmelerin sesi duyulmuyor, kapı önlerinde eskisi kadar uzun sohbetler edilmiyor. Fakat Siirt’in asıl zenginliği, geçmişten bugüne taşıdığı bu hatıralarda saklıdır. Yeter ki onları unutmayalım, büyüklerimizin anlattıklarını dinleyelim ve bu emanetleri çocuklarımıza aktaralım.
Çünkü mahalleler yalnızca taş ve duvardan ibaret değildir. Mahalle; ezanla uyanan sabahlar, komşuya uzanan bir tabak yemek, kapısı herkese açık bir ev ve aynı acıyı, aynı sevinci paylaşan insanların adıdır.
Eski Siirt’in mahalleleri bugün sessiz görünse de onların hikâyeleri hâlâ konuşuyor. Biz dinledikçe, anlattıkça ve hatırladıkça o mahalleler yaşamaya devam edecek.
Haftaya eski Siirt’in başka bir hatırasında, başka bir sokağın izinde buluşmak dileğiyle…