YAŞAM

Yıldızların Altında Okunan Mevlidler  

Foto Nizam’ın Kaleminden

Yıldızların Altında Okunan Mevlidler   
12-08-2026 13:49
12-08-2026 13:51
SİİRT

Bazı sesler vardır ki yıllar geçse de kulaklardan hiç silinmez. Bazı geceler vardır ki üzerinden yarım asır geçse bile insanın gönlünde yaşamaya devam eder. Benim çocukluğumun ve gençliğimin Siirt’i işte böyle gecelerle doluydu.

 O yıllarda ne internet vardı ne cep telefonu… Televizyon ise neredeyse her evde bulunmazdı. İnsanlar birbirine daha yakındı. Sohbetler uzundu, muhabbetler samimiydi. Akşam olunca herkes kapısının önüne çıkar, komşularıyla hasbihâl ederdi. Hayatın merkezi ekranlar değil, insandı.

 Siirt’in uzun yaz geceleri ise bambaşka güzeldi.

 Bir düğün yapıldığında, hacdan dönüldüğünde, bir adak yerine getirildiğinde ya da Allah bir kuluna muradını verdiğinde mutlaka bir Mevlid-i Şerif okunurdu. O günlerde mevlit okutmak sadece bir gelenek değil, aynı zamanda bir şükür ifadesiydi.

 Mahalle halkı davet edilir, herkes büyük bir heyecanla o geceyi beklerdi. Yaz sıcakları sebebiyle mevlitler evlerin geniş damlarında okunurdu. Gökyüzü yıldızlarla süslü, hava serin, gönüller ise huzur doluydu. Elektronik ses sistemlerinin bulunmadığı o yıllarda mevlithanların gür ve yanık sesleri bütün mahalleyi sarardı. O seslerde gösteriş değil, ihlas vardı. Dinleyenlerin gözleri kapanır, gönülleri Peygamber Efendimiz’e (s.a.s.) duyulan sevgiyle dolardı.

 Bu güzel meclislerin unutulmaz isimlerinden biri, bugün Rahmet-i Rahman’a kavuşan kıymetli ağabeyim çarşı Camii müezzini Melle Faraç Özekinci idi. Onun yanında Ulu Cami’nin değerli müezzini merhum Melle Bayram Ekinci de okuduğu mevlitlerle gönüllerde iz bırakmıştı. Elbette daha birçok değerli hocamız bu meclislerde görev alır, Kur’an tilavetleri ve dualarla gecelere ayrı bir bereket katardı. Bugün onların hiçbirisi aramızda değil. Rabbim hepsine sonsuz rahmetiyle muamele eylesin.

 Mevlid-i Şerif tamamlandıktan sonra eller semaya açılır, yapılan dualara “âmin” sesleri yükselirdi. Ardından misafirlere yemekler, tatlılar ve çeşitli ikramlar sunulurdu. O sofralarda sadece yemek yenmezdi; komşuluk güçlenir, dostluk pekişir, gönüller birleşirdi.

 Eski Siirt’in daha nice güzel adetleri vardı.

 Hacdan dönenler komşularına susamlı helva dağıtır, yanına da bir parça ekmek koyardı. Paketin içine mutlaka bir iğne ile iplik de bırakılırdı. Bunun sebebi ihramın hatırasını yaşatmaktı. Çünkü ihramlı bir erkek dikişli elbise giyemez, iğne ve iplikle herhangi bir şeyi dikemezdi. Bu küçük hediye, aslında büyük bir inceliğin ve derin bir saygının ifadesiydi.

 Bugün dönüp baktığımızda ne yazık ki bu güzel geleneklerin büyük kısmının yavaş yavaş kaybolduğunu görüyoruz.

 Mevlitler hâlâ okunuyor; fakat eskisi kadar sık değil. Evlerin damlarında yankılanan o güzel seslerin yerini çoğu zaman düğün salonları aldı. Çocukların oyun sesleriyle karışan mevlit nağmeleri artık pek duyulmuyor.

 Belki teknoloji hayatımıza pek çok kolaylık getirdi. Ama bizden de çok şey götürdü. Telefonlar bizi birbirimize yaklaştırmadı; aksine aynı evin içinde bile birbirimizden uzaklaştırdı. Eskiden insanlar aynı mevlitte buluşur, aynı duaya “âmin” derdi. Bugün ise çoğu zaman aynı odada bile sessizce telefon ekranlarına bakıyoruz.

 Geçmişi geri getiremeyiz. Fakat geçmişin güzelliklerini yaşatabiliriz. Çocuklarımıza sadece eski fotoğrafları değil, o fotoğrafların içinde yaşayan değerleri de anlatabiliriz. Çünkü bir millet, geleneklerini yaşattığı sürece güçlü kalır.

 Ben hâlâ yaz gecelerinde gökyüzüne baktığımda, sanki o damlarda okunan Mevlid-i Şerif’in yanık nağmelerini duyar gibi oluyorum. Belki o sesler artık duyulmuyor ama gönüllerimizde yaşamaya devam ediyor.

 Başta kıymetli ağabeyim Melle Faraç Özekinci, merhum Melle Bayram Ekinci ve ebediyete irtihal eden bütün hocalarımızı rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Rabbim mekânlarını cennet, makamlarını âli eylesin.

 İnşallah bundan sonraki yazılarımda da Foto Nizam’ın Kaleminden köşesinde Siirt’imizin unutulmaya yüz tutmuş geleneklerini, yaşanmış hatıralarını ve objektifime yansıyan hikâyeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

 Haftaya görüşmek dileğiyle…

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER