USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
YAŞAM

BAĞ BOZUMUNDAN KALAN BEREKET VE KARDEŞLİK

FOTO NİZAM’IN KALEMİNDEN

BAĞ BOZUMUNDAN KALAN BEREKET VE KARDEŞLİK
16-09-2026 11:27
16-09-2026 11:28
SİİRT
Google News
Değerli okuyucularımız, her hafta olduğu gibi bu hafta da sizlerle eski Siirt’imizin geçmişinden, büyüklerimizden dinlediğimiz ve yaşanmış hayat hikâyelerinden süzülen güzel hatıraları paylaşmaya devam ediyoruz.
Bugün sizleri, geçmişte birçok hemşehrimizin ve ailesinin önemli geçim kaynaklarından biri olan bağ bozumu, üzüm ve pekmez günlerine götürmek istiyorum.
Eski Siirt’te bağlar yalnızca üzüm yetiştirilen yerler değildi. Aynı zamanda ailelerin geçim kapısı, komşulukların güçlendiği, akrabalık bağlarının pekiştiği ve insanların birbirine destek olduğu bereketli mekânlardı.
BAĞ BOZUMUNDA YARDIMLAŞMA
Bağ bozumu zamanı geldiğinde bağlarda yoğun bir çalışma başlardı. Üzümler toplanır, evlerin kışlık ihtiyaçları hazırlanırdı. Bu çalışmalar sırasında yardımlaşma ve dayanışma büyük önem taşırdı.
Bir komşunun ihtiyacı olan malzeme diğer komşudan temin edilir, yan yana bulunan bağ sahipleri birbirlerinin işine koşardı. Akraba, komşu ve dostlar el ele vererek işleri birlikte tamamlarlardı.
Bu güzel gelenekte önemli olan yalnızca üzümün toplanması değildi. Asıl güzellik, insanların “Benim işim bitti, gerisi beni ilgilendirmez.” dememesi; komşusunun yükünü kendi yükü gibi görmesiydi.
TEZYİT: ÜZÜMÜN BEREKETE DÖNÜŞMESİ
Siirt Arapçasında bağ bozumu “Tezyit” olarak ifade edilir. Tezyit, arttırmak ve çoğaltmak anlamına gelir.
Mevsiminde toplanan üzümün fazlası pekmez, sucuk ve benzeri kışlık ürünlere dönüştürülür; bir kısmı evin ihtiyacı için ayrılır, ihtiyaç fazlası ise satılarak aile bütçesine katkı sağlardı.
Bağ bozumu mevsiminde bağlarda geceleri de kalınırdı. Bağları birbirine yakın olan komşular akşam saatlerinde bir araya gelir, sohbet eder, hatıralarını paylaşır ve günün yorgunluğunu birlikte atarlardı.
BEREKETİN SIRRI: PAYLAŞMAK
Bugün geriye dönüp baktığımızda, o günlerden bize yalnızca üzüm, pekmez ve bağ hatıraları kalmadığını görüyoruz. Bize asıl miras kalan; komşuluk, yardımlaşma, paylaşma ve gönül zenginliğidir.
Eskiler ne güzel söylemiş: “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.”
Bazen bir insanın yükünü hafifletmek için büyük imkânlara gerek yoktur. Bir el uzatmak, bir işi birlikte yapmak, bir tabak yemeği paylaşmak veya hâl hatır sormak bile gönüller arasında büyük bir köprü kurar.
ŞEYTANIN SİNSİ TUZAKLARINA KARŞI
İnsanlar arasındaki birlik ve kardeşliği bozan en önemli tehlikelerden biri de fitne ve vesvesedir. Halk arasında Hz. Peygamber (s.a.v.) ile İblis arasında geçtiği anlatılan uzun bir konuşma vardır. Ancak bu anlatımın  bir kıssa olduğu ifade edilmektedir. 
Rivayete göre İblis’in insanları şu yollarla kandırmaya çalıştığı anlatılır:
* Günaha ve harama yönlendirmek,
* Kibir, haset, öfke ve hırsı körüklemek,
* İnsanları ibadetlerden uzaklaştırmak,
* Fakirlik korkusu ve dünya sevgisini kullanmak,
* İnsanların zayıf anlarından faydalanmak.
Kur’an-ı Kerim’de ise:
“Şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.”
(Nisâ, 4/76)
buyrulmaktadır.
Müminin görevi; Allah’a sığınmak, ibadetlerini korumak, güzel ahlak sahibi olmak ve şeytanın vesveselerine karşı dikkatli olmaktır. Çünkü iman, sabır, takvâ, kardeşlik ve yardımlaşma, insanı kötülüklerden koruyan önemli değerlerdir.
GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİR MİRAS
Bugün bizlere düşen görev, geçmişimizin bu güzel değerlerini unutmamak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Çünkü mal ve mülk azalabilir, bağlar ortadan kalkabilir; fakat iyilik, vefa ve güzel komşuluk yaşatıldıkça toplumun bereketi devam eder.
Nasihatimiz şudur: Elimizdekini yalnız kendimiz için biriktirmeyelim. Komşumuzun derdi varsa yanında olalım, ihtiyacı varsa elimizden geldiğince yardım edelim. Çünkü paylaşmak malı eksiltmez; gönlü zenginleştirir.
Geçmiş Siirt’imizin bağlarında yaşanan bu güzel dayanışma bizlere bugün de önemli bir ders vermektedir: Bereket yalnızca topraktan çıkan üründe değil, insanların birbirine uzattığı yardım elindedir.
Haftaya başka bir konuda, Siirt’imizin yaşanmış hikâyelerini ve geçmişten günümüze uzanan güzel hatıraları sizlere aktarmaya devam edeceğiz.
Sağlıcakla kalın, Allah’a emanet olun.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ