USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
YAŞAM

Foto Nizam’ın Kaleminden: Siirt Beyaz bir Gelin fotoğrağrafta mı kaldı? Beyaz Evler, Yeşil Fıstıklar ve Güzel İnsanlar

Her hafta sizlerle farklı bir konuda buluşmaya devam ediyoruz. Bu hafta, eski Siirt’in taş sokaklarında, beyaz evlerinde, fıstık ve bıttım ağaçlarının gölgesinde kalan güzel hatıraların izini sürelim.

Foto Nizam’ın Kaleminden: Siirt Beyaz bir Gelin fotoğrağrafta mı kaldı? Beyaz Evler, Yeşil Fıstıklar ve Güzel İnsanlar
26-08-2026 17:03
26-08-2026 17:05
SİİRT
Google News

Çünkü Siirt yalnızca bir şehir değil; geçmişi, kültürü, mimarisi ve insanıyla başlı başına bir hikâyedir.

BİR ŞEHRE YAKIŞTIRILAN EN GÜZEL BENZETME

Eski Siirt’e uzaktan bakıldığında, özellikle güneşin ilk ışıklarıyla birlikte beyaz taşlı evlerin oluşturduğu görüntü, adeta duvağını takmış bir gelini andırırdı.

İşte bu nedenle halkımız, şehrimizi yıllar boyunca “Siirt Beyaz Bir Gelin” diye sevgiyle tarif etmiştir.

Bu benzetme öylesine söylenmiş sıradan bir söz değildir. Şehrin mimarisiyle tabiatının, insanının sıcaklığıyla kültürünün birleşmesinden doğan güzel bir tasvirdir.

Eski Siirt evlerinde kullanılan taşlar ve yöresel yapı malzemeleri, şehrin genel görünümüne açık ve beyaz bir renk kazandırırdı. Evlerin birbirine yaslandığı dar sokaklar, taş duvarlar, küçük pencereler, avlular ve damlar; Siirt’in kendine özgü mimari kimliğini oluştururdu.

Güneş ışığının taş evlere vurduğu saatlerde Siirt başka bir güzelliğe bürünürdü. Beyaz evlerin arasından yükselen minareler, uzaktan görünen yeşil bahçeler ve tepeler, şehre kendine has bir siluet kazandırırdı.

FISTIKLARIN GÖLGESİNDE BİR SİİRT

Siirt’i “beyaz bir gelin” yapan yalnızca evleri değildi elbette…

Şehrin etrafını kuşatan fıstık ve bıttım ağaçları, bahçeleri, bağları ve serin gölgeleri de bu güzelliğin tamamlayıcısıydı.

Yazın kavurucu sıcaklarında fıstık ağaçlarının altında serinlemek, ailece bağlara gitmek, dostlarla aynı sofrayı paylaşmak, yaşlıların geçmişten söz ettiği uzun sohbetlere kulak vermek Siirt hayatının ayrılmaz bir parçasıydı.

Bu güzellikler türkülerimize de yansıdı:

“Siirt beyaz bir gelin,

Gel güzel uzat elin,

Fıstıkların altında,

Yâr hem güzel hem serin…”

Bu birkaç mısra aslında Siirt’in küçük bir fotoğrafı gibidir.

Bir tarafta beyaz evler, diğer tarafta yeşil fıstık ağaçları; ortasında ise sıcak, samimi ve misafirperver Siirt insanı…

TAŞ DUVARLARDA SAKLI HATIRALAR

Eski Siirt’in sokaklarında yürüyenler, yalnızca taş duvarların arasından geçmezdi. Her evin, her sokağın, her avlunun ayrı bir hatırası vardı.

Kapı önlerinde oturan büyükler, sokakta oynayan çocuklar, komşudan komşuya gönderilen yemekler, düğünler, bayramlar, taziyeler ve uzun sohbetler…

Komşuluk yalnızca “günaydın” demekten ibaret değildi. Bir evde pişen yemek diğer eve de gider, birinin derdi varsa mahallece paylaşılır, birinin sevinci varsa herkesin sevinci olurdu.

Belki de eski Siirt’i güzel yapan en önemli özelliklerden biri buydu:

İnsanların birbirine yabancı olmadığı bir şehir olması…

BİR ŞEHRİN ASIL GÜZELLİĞİ: GÜZEL AHLAK

Geçtiğimiz pazartesiyi salıya bağlayan gece Mevlid-i Nebi’yi idrak ettik. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.s.) dünyaya teşriflerini bir kez daha gönüllerimizde yâd ettik.

Mevlid-i Nebi vesilesiyle bir kez daha hatırlıyoruz ki bir şehrin güzelliği yalnızca taşında, toprağında, evinde ve tabiatında değildir.

Asıl güzellik, o şehirde yaşayan insanların ahlakında, merhametinde, kardeşliğinde ve birbirine olan sevgisinde saklıdır.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bizlere güzel ahlakı, merhameti, adaleti, komşuluğu ve kardeşliği öğretti.

Bugün geçmişten miras kalan güzel Siirt geleneklerini yaşatmak istiyorsak, yalnızca eski evleri ve taş sokakları hatırlamakla yetinmemeliyiz. O evlerde yaşayan insanların sahip olduğu güzel ahlakı ve güçlü komşuluk bağlarını da yeniden yaşatmalıyız.

Çünkü Peygamberimizin örnek hayatı yalnızca geçmişte yaşanmış bir hayat değildir. O’nun güzel ahlakı, bugün de insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu değerlerin başında gelmektedir.

Sevgili Peygamberimizin sevgisini sadece dillerimizde değil; ailemizde, komşuluğumuzda, dostluğumuzda, ticaretimizde ve insanlara karşı davranışlarımızda göstermeliyiz.

Şehrimizin taşlarını beyaz tutarken, gönüllerimizi de güzel ahlakla güzelleştirmek…

Beyaz evler zamanla değişebilir, taş sokaklar yenilenebilir, şehirler büyüyebilir. Ancak merhamet, komşuluk, kardeşlik, vefa ve güzel ahlak yaşatılırsa; bir şehrin ruhu yaşamaya devam eder.

Rabbim bizleri Peygamber Efendimizin sevgisinden ve şefaatinden mahrum bırakmasın. O’nun güzel ahlakını hayatımıza yansıtmayı, sünnetine uymayı ve ahirette kendisine komşu olmayı hepimize nasip eylesin.

Mevlid-i Nebi’miz mübarek olsun.

Rabbim bütün dualarımızı, ibadetlerimizi ve güzel niyetlerimizi kabul eylesin.

Haftaya başka bir konu, başka bir hatıra ve başka bir Siirt hikâyesiyle buluşmak dileğiyle…

Allah’a emanet olunuz.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ