USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
YAŞAM

SİİRT’TE KOMŞULUK, GÜZEL AHLAK VE KIRILMAYAN KALPLER

FOTO NİZAM’IN KALEMİNDEN

SİİRT’TE KOMŞULUK, GÜZEL AHLAK VE KIRILMAYAN KALPLER
09-09-2026 11:35
09-09-2026 11:36
SİİRT
Google News
Değerli okuyucularımız, bu hafta da sizlerle Siirt’in geçmişinden, büyüklerimizden dinlediğimiz ve yaşanmış hayat hikâyelerinden süzülüp gelen güzel bir hatırayı paylaşmak istiyorum.
Yaklaşık 85 yıllık bir ömrün tanığı olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki eski Siirt’te hayat, sadece aynı mahallede ve aynı sokakta yaşamak değildi. İnsanlar birbirlerinin komşusu, akrabası, hatta adeta ailesiydi. Birinin derdi herkesin derdi, sevinci ise herkesin sevinci sayılırdı.
Büyüklerimizden ve mahalle hocalarımızdan duyduğumuz en önemli öğütlerden biri, Peygamber Efendimiz’in güzel ahlakını hayatımıza yansıtmaktı. “Kimsenin kalbini kırma, komşunu incitme, akrabanı üzme” sözü adeta hayatımızın bir düsturu olmuştu.
Çünkü o günlerde gönül kırmak basit bir mesele olarak görülmezdi. Büyüklerimiz bize gönül yıkmanın kolay, gönül yapmanın ise sabır ve emek istediğini öğretmişlerdi.
SİİRT’TE KOMŞULUK BİR GELENEKTİ
Eski Siirt’in mahallelerinde komşuluk güçlü bir gelenekti. Bir evde yemek pişerse komşunun da nasibi düşünülür, bir aile sıkıntıya düşerse mahalle bunu kendi meselesi bilirdi.
Bugün aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirlerini çoğu zaman tanımadan hayatlarını sürdürebiliyor. Oysa geçmişte Siirt’in dar sokaklarında insanlar birbirlerinin hâlini hatırını sorar, kapısını çalar, bir tas yemeğini paylaşırdı.
Bu güzel komşuluk anlayışının temelinde merhamet, yardımlaşma ve güzel ahlak vardı.
PAYLAŞMAK, GÖNÜL ALMAKTIR
Büyüklerimiz sadakanın sadece maddi yardımdan ibaret olmadığını anlatırlardı. Bir yetimin başını okşamak, yaşlı bir insanın yükünü taşımak, komşunun ihtiyacını gidermek, bir gönlü hoş etmek de iyilikti.
Onların hayatında iyilik gösteriş için değil, Allah rızası için yapılırdı.
Hz. Âişe validemizden nakledilen bir rivayette, kendilerine gelen bir koyun dağıtılır. Geriye yalnızca bir parça kaldığında, bunun kendilerine kaldığı söylenir. Peygamber Efendimiz ise anlam olarak, “Hayır, bize kalan verdiğimizdir.” buyurur.
Ne güzel bir anlayış…
İnsan dünyada sahip olduğunu sandığı birçok şeyi geride bırakıp gider. Asıl bize kalan; yaptığımız iyilikler, sevindirdiğimiz gönüller ve Allah rızası için verdiklerimizdir.
GÜZEL AHLAK BİZE KALAN MİRAS
Eski Siirt’te büyüklerimiz bize sadece sözleriyle değil, yaşantılarıyla da örnek oldular. Komşuyu gözetmeyi, akrabayı unutmamayı, ihtiyaç sahibinin yanında olmayı ve en önemlisi insanın kalbini kırmamayı öğrettiler.
Bugün bize düşen görev, bu güzel mirası çocuklarımıza ve gençlerimize aktarabilmektir.
Çünkü şehirleri sadece binalar ve yollar güzelleştirmez. Bir şehri asıl güzelleştiren, o şehirde yaşayan insanların güzel ahlakıdır.
Öyleyse gelin, Siirt’in eski mahallelerindeki o güzel komşuluk ruhunu yeniden yaşatalım. Birbirimizin hâlini hatırını soralım, komşumuzu gözetelim, akrabamızı unutmayalım, ihtiyaç sahibine elimizi uzatalım.
Ve mümkün olduğu kadar kimsenin kalbini kırmayalım.
Rabbim bizlere Peygamber Efendimiz’in güzel ahlakını hayatımıza taşıyabilmeyi, iyilikten ve sadakadan ayrılmamayı, komşularımızın ve yakınlarımızın gönlünü hoş tutmayı nasip eylesin.
Kalp kırmadan, gönül yaparak ve iyiliği çoğaltarak yaşayabilmek duasıyla…
Haftaya başka bir konuda, yeni bir hatıra ve yeni bir yazıyla görüşmek dileğiyle…
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ