USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
SAĞLIK

Tiroid Nodüllerinde Girişimsel Radyoloji ile Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri

 Tedavi sırasında tiroid bezinin sağlıklı kısmının korunması da yöntemin önemli avantajları arasında bulunuyor.

Tiroid Nodüllerinde Girişimsel Radyoloji ile Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri
17-08-2026 13:16
17-08-2026 13:18
SİİRT
Google News

Tiroid nodüllerinin toplumda oldukça sık görüldüğünü belirten Radyoloji Uzmanı Emre Rohat Avcı ile Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Gökçınar, her tiroid nodülünün ameliyat gerektirmediğine dikkat çekerek, girişimsel radyoloji yöntemleri sayesinde uygun hastalarda cerrahiye gerek kalmadan etkili tedavi seçeneklerinin uygulanabildiğini belirtti.

 Yapılan araştırmalarda erişkinlerin önemli bir bölümünde ultrasonografi ile tiroid nodülü saptanabildiğini ifade eden uzmanlar, bu nodüllerin büyük çoğunluğunun iyi huylu olduğunu vurguladı.

 Tiroid nodülü nedir?

 Boynun ön kısmında bulunan tiroid bezi, metabolizmayı düzenleyen hormonların üretiminde önemli görev üstleniyor. Tiroid nodülleri ise tiroid bezi içerisinde gelişen katı veya sıvı içerikli kitleler olarak tanımlanıyor.

 Tiroid nodülleri çoğu zaman herhangi bir belirti vermeden, başka nedenlerle gerçekleştirilen ultrasonografi incelemeleri sırasında tesadüfen fark edilebiliyor. Bazı nodüller ise boyunda şişlik, yutma güçlüğü, nefes darlığı, ses değişikliği veya estetik kaygılara neden olabiliyor. Hormon üreten bazı nodüllerde ise çarpıntı, kilo kaybı ve aşırı terleme gibi hipertiroidi belirtileri görülebiliyor.

 Girişimsel radyoloji nedir?

 Girişimsel radyoloji; ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi veya anjiyografi gibi görüntüleme yöntemleri eşliğinde, büyük cerrahi kesilere ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilen minimal invaziv tanı ve tedavi yöntemlerini kapsıyor.

 Bu işlemler genellikle lokal anestezi altında uygulanırken, hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu edilerek günlük yaşamlarına kısa sürede dönebiliyor.

 Tiroid nodüllerinde hangi yöntemler uygulanıyor?

 Tiroid nodüllerinde kullanılan girişimsel yöntemlerin başında İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) geliyor. Nodülün iyi ya da kötü huylu olup olmadığının belirlenmesinde en sık başvurulan yöntemlerden biri olan işlemde, ultrasonografi eşliğinde ince bir iğne yardımıyla nodülden hücre örneği alınıyor. Kısa süren işlemde ağrı minimal düzeyde olurken, hastalar günlük yaşamlarına hemen dönebiliyor.

 Bir diğer yöntem olan Etanol (Alkol) Ablasyonu ise özellikle iyi huylu ve sıvı içerikli, yani kistik tiroid nodüllerinde uygulanıyor. Ultrasonografi eşliğinde nodül içerisindeki sıvı boşaltıldıktan sonra kontrollü şekilde etil alkol veriliyor. Alkol, nodül duvarındaki hücreleri etkileyerek yeniden sıvı birikmesini büyük oranda önlüyor. Bu yöntem sayesinde birçok hasta ameliyat olmadan şikâyetlerinden kurtulabiliyor.

 Katı nodüllerde termal ablasyon yöntemleri

 Katı yapıda bulunan ve biyopsi sonucunda iyi huylu olduğu gösterilen nodüllerde ise son yıllarda termal ablasyon yöntemleri giderek daha fazla kullanılıyor.

 Bu kapsamda Radyofrekans Ablasyonu (RFA), Mikrodalga Ablasyonu (MWA) ve Lazer Ablasyonu uygulanabiliyor.

 Bu yöntemlerde ince bir prob, ultrasonografi eşliğinde nodülün içerisine yerleştiriliyor. Kontrollü ısı enerjisi kullanılarak nodül dokusunun küçültülmesi sağlanıyor. İşlem sonrasında nodül aylar içerisinde belirgin şekilde küçülürken, hastalarda görülen bası şikâyetleri ve kozmetik sorunlar da büyük ölçüde azalıyor.

 Cerrahi kesi ve genel anestezi gerektirmiyor

 Girişimsel radyolojik yöntemlerin hastalar açısından önemli avantajlar sağladığını belirten uzmanlar, bu yöntemlerde genel anesteziye ihtiyaç duyulmadığını, boyunda cerrahi kesi ve belirgin yara izi oluşmadığını ifade etti.

 Tedavi sırasında tiroid bezinin sağlıklı kısmının korunması da yöntemin önemli avantajları arasında bulunuyor. Hastanede yatış süresinin oldukça kısa olması nedeniyle hastaların büyük bölümü aynı gün evine dönebiliyor ve günlük yaşamına kısa sürede devam edebiliyor.

 Girişimsel yöntemlerde ameliyata göre komplikasyon riskinin daha düşük olduğu, tiroid bezinin sağlıklı dokusunun korunması sayesinde tedavi sonrasında tiroid hormonu kullanma ihtiyacının da genellikle ortaya çıkmadığı belirtiliyor.

 Her hasta için uygun değil

 Girişimsel radyolojik tedavilerin her tiroid nodülü ve her hasta için uygun olmadığına dikkat çeken Radyoloji Uzmanı Emre Rohat Avcı ile Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Gökçınar, uygulanacak yönteme karar verilirken nodülün büyüklüğü, yapısı, biyopsi sonucu, hormon üretip üretmediği ve hastanın şikâyetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

 Kanser şüphesi bulunan veya cerrahi müdahale gerektiren bazı hastalarda ameliyatın hâlâ en doğru tedavi seçeneği olduğunu belirten uzmanlar, hastaların endokrinoloji, genel cerrahi, nükleer tıp ve girişimsel radyoloji uzmanlarının ortak değerlendirmesiyle ele alınmasının önem taşıdığını ifade etti.

 “Uygun hastalarda önemli bir alternatif”

 Girişimsel radyolojinin günümüzde tiroid nodüllerinin tanı ve tedavisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten uzmanlar, özellikle iyi huylu olduğu belirlenen, büyüyerek şikâyet oluşturan veya kozmetik sorunlara neden olan nodüllerde bu yöntemlerin ameliyata alternatif, güvenli ve etkili tedavi seçenekleri sunduğunu kaydetti.

 Uygun hastalarda minimal invaziv yöntemlerle yüksek başarı oranları elde edilebildiğini ve hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabildiğini ifade eden uzmanlar, tiroid nodülü saptanan kişilerin paniğe kapılmadan bir uzmana başvurmalarını ve kendileri için en uygun tedavi seçeneğinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesini önerdi.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ