Siirt’te kamu kurum ve kuruluşları tarafından gerçekleştirildiği belirtilen 2 bin 176 doğrudan temin işleminin yanı sıra, Türkiye genelinde 10 binin üzerinde doğrudan temin işlemi kamu alımlarında kullanılan yöntemlerin şeffaflığı ve denetlenebilirliği açısından dikkat çekiyor.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında doğrudan temin, açık ihale veya pazarlık usulü gibi bir ihale usulü olarak düzenlenmiyor. Kanun’un 22’nci maddesi kapsamında belirli şartların oluşması halinde ihtiyaçlar ilan yapılmaksızın doğrudan temin yoluyla karşılanabiliyor. Bununla birlikte, alım sürecinde piyasa fiyat araştırması yapılması ve mevzuatta öngörülen şartlara uyulması gerekiyor.
Sayıştay’ın güncel denetim başlıkları arasında da doğrudan temin yoluyla yapılan alımlar yer alıyor. Sayıştay tarafından yayımlanan denetim bulgularında, doğrudan teminle yapılan alımların Elektronik Kamu Alımları Platformu’nda (EKAP) kayıt altına alınmasının kamu alımlarında saydamlığın artırılması, kamu kaynaklarının kullanımında kamuoyu denetiminin sağlanması ve sağlıklı istatistik oluşturulması açısından önem taşıdığı belirtiliyor.
Sayıştay’ın 5 Mart 2026 tarihli bir kararında da doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen bir alım incelenirken, 4734 sayılı Kanun’un temel ilkeleri arasında saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, kamuoyu denetimi ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine yer verildi. Kararda ayrıca doğrudan temin alımlarında açık ihaleye kıyasla rekabet koşullarının daha sınırlı olabileceği ve bu nedenle piyasa fiyat araştırmasının sağlıklı ve gerçekçi yapılması gerektiği ifade edildi.
Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta ise doğrudan temin sayısının tek başına bir mevzuat ihlali anlamına gelmemesi. Bir alımın doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmiş olması, kendi başına usulsüzlük veya kamu zararı bulunduğunu göstermiyor. Her bir işlemin dayanağı, gerekçesi, piyasa fiyat araştırması, alım bedeli ve mevzuata uygunluğu ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Ancak kamu kaynaklarının kullanıldığı bu süreçlerde şeffaflık, denetlenebilirlik ve kamuoyu denetimi önem taşıyor. Bu nedenle doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilen alımların hangi ihtiyaç kapsamında yapıldığı, piyasa araştırmasının nasıl gerçekleştirildiği ve kamu kaynağının hangi şartlarda kullanıldığı gibi bilgilerin mevzuat çerçevesinde izlenebilir olması kamuoyunun bilgi edinme hakkı açısından önem taşıyor.
Kamu İhale Kurumu tarafından da doğrudan teminlerin EKAP üzerinden duyurulabilmesine yönelik uygulama bulunuyor. Ancak doğrudan teminin alım öncesinde duyurulması idarelerin takdirinde olduğundan, bazı doğrudan teminler duyuru yapılmaksızın da gerçekleştirilebiliyor.
Siirt’teki 2 bin 176, Türkiye genelindeki 10 binin üzerindeki doğrudan temin işlemi; yalnızca sayısal bir veri olarak değil, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve denetimin nasıl sağlandığı açısından değerlendirilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor. Bu noktada kamuoyunun beklentisi, alımların mevzuata uygunluğunun yanı sıra süreçlerin mümkün olduğunca şeffaf, izlenebilir ve denetlenebilir olması.
